Adem E. YILMAZ Cümle Kapısı:Nazan Bekiroğlu

…Cümle Kapısı:Nazan Bekiroğlu – Adem E. YILMAZ, Vakit, 16 ocak 2004 Cuma, sf. 14…

“Söz de, aşk da ne benim, ne senin. Bir yaz sabahına doğan ve su değdiğinde kokusunu salan kırmızı sardunya, Ağustos göklerinde başımın üstünden geçen bulut, mayıs gülü, ışıklı Nisan yağmuru ne kadar Allah’tansa, mülk gibi söz ve aşk da O’ndan. Beşeri bir sevgili ya da cismani bir aşk gibi görünen hiçbir yol O’ndan özgeye çıkmıyor aslında, ‘gönül tahtına O’ndan özge sultan’ olmuyor”

Yılın En İyi Deneme Yazan

Türkiye Yazarlar Birliği tarafından “Cümle Kapısı” isimli eseriyle Nazan Bekiroğlu yılın en iyi deneme yazarı seçildi. Daha önce “Mor Mürekkep” ve “Mavi Lale” isimli iki deneme kitabı yayınlayan Bekiroğlu’nun “Cümle Kapısı” isimli kitabı iki ay önce yayınlanmıştı. Zarif bir dil, kendine özgü söyleyiş biçimi ve ayrıntıları ortaya çıkarmadaki maharetiyle dikkat çeken Nazan Bekiroğlu, son kitabında da farklı bir deneme tarzı sergiledi. Bekiroğlu, “Cümle Kapısı”nda biyografyanın deneme tarzıyla anlatımını seçti. Akademisyen titizliğiyle disiplinize ettiği sanat anlayışı, çağdaşlarından farklı bir çizgi elde etmesinde en büyük etken. Hem hikâye ve hem de deneme tarzıyla büyük beğeni toplayan Bekiroğlu, popüler kültüre kapı aralamayan duruşuyla edebiyat dünyasında hak ettiği yeri çoktan aldı. “Cümle Kapısı: Kalbin Kapısı”

“Cümle Kapısı” neden Hz. Mevlana’nın kapısında karşılıyor okurlarını bilinmez, ama onlar için birçok ‘cümle kapısı’nı imlediği muhakkak. Bekiroğlu’nun öğrenciliğinden hocalığına kadar sürekli yakınında bulduğu Orhan Okay’ın hatıralarından Doğu ve Batı’nın zindan risalelerine kadar birçok konu(k) ele alınmış kitapta. Kitabının belkemiğini oluşturan ‘Zindan Risalesi’nde zindan kavramının tarihsel art alanı gözler önüne serilmiş. Zindan Risalesi; Zindanın Doğu ve Batı medeniyetlerinde binlerce yıllık hikâyesi; zindanın hikâyesi, zindanındakinin hikâyesi, zindandakini bekleyenin hikâyesi. Antikitemden modern zamanlara uzanan zindan risalesi boyunca diri gömülenlerin, nemli karanlıktan soluyanların hayat hikâyeleri çarpıcı yönleriyle anlatılmış. Batı edebiyat ve düşünce dünyasından onlarca çilekeş isim: Dostoyevski, Puşkin, 0. Wilde, Mayakovski, Verlaine, D. Defoe… ve Doğu. Bekiroğlu İslâm dünyası bahsinde çarpıcı bir farkındalık sunuyor okurlarına “Hazreti Peygamber zamanında Müslümanlar hapishane adlı bir mekân tanımıyorlardı.” Emevi, Abbasi, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinin hapishane dökümleri ve binlerce isimden birkaç münzevi yıldız: İmam Ebu Hanife, İbn Teymiye, İbn Haldun, Süleyman Hilmi Tunahan, Said Nursi, Kemal Tahir, Necip Fazıl, Nazım Hikmet… Nazan Bekiroğlu bir bakıma bu ünlü mahpusların ortaya koydukları sah eserlerin de mayalandığı/üretildiği soğuk/küflü mekânlara konuk ediyor okurlarını.

Sevgilim İhanet

Son bölümde ise birbirinden farklı konuların ele alındığı altı deneme var: Babalar ve Oğullar/ Ölümümden Kimse Mes’ul Değildir, Garip Ki Ben De Mes’ul Değilim/ Sevgilim ihanet/ Son için Güzelleme/ îçdökümü/ Cümle Kapısı. Güçlü deneme kurgusuyla dikkat çeken “Cümle Kapısı”, Nazan Bekiroğlu’nun entelektüel birikimi, emsalsiz duyuş gücü, müthiş farkındalığı ve içgörüsüyle layık görüldüğü ödülü çoktan hak etmiş.

Vakit, 16 ocak 2004 Cuma, sf. 14

Leave a comment

Your comment