Fadime ÖZKAN, ; “Nazan Bekiroğlı “İsimle Ateş Arasında”da zor bir düzlemi, yaman bir dille anlatıyor”

Nazan bekiroğlu “İsimle ateş Arasında”da zor bir düzlemi, yaman bir dille anlatıyor

Fadime ÖZKAN

Bir isimle başlıyor herşey ve ateşle son buluyor. Nazan Bekiroğlu, “Yazamazsam öleceğimden korktum” dediği romanı (ki roman; bir hikayecinin, hikayelerine ayırarak anlattığı bir romandır) “İsimle Ateş Arasında”da okuyucuya, ismin hatırlattığı / ateşin yakıp kavurduğu, dil ve üslup zenginliği ile bezeli, lezzetli ve ezel hatırası taşıyan kokularla efsunlu bir roman sunuyor. Hikaye ve denemeleriyle tanınan ancak özellikle “Yusuf ile Züleyha”dan bu yana içindeki şeyin hacmi ve mahiyeti büyüdükçe daha uzun anlatılara yönelen yazarın son kitabı çok katmanlı okumaya müsait bir kitap. Yazar, Tuna Boyları’ndan gelen ve yeni bir isimle yeni bir hayata başlayan devşirmenin öyküsünden başlayarak modernleşme tarihimizin dönüm noktalarından biri olan Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılışını, isimsiz padişahların, yeniçerinin ve imparatorluğun birbirini tetikleyerek nasıl bozulduğunu, zaman dizimi ihlâl edilmiş bir kurguyla ele alıyor. Herşeyin isimle ateşin temsil ettiği değerler arasında durduğu bir düzlemi anlatıyor yazar, padişah ile yeniçeriyi, romanı tarihi bir roman olduğu kadar büyük bir aşk romanı da kılan Numan ile Nihade’yi ve iki şey arasında duran diğerlerinin hikayelerini… Anlatıyor ve “Ben uydurdum bütün bu hikayeleri. Ama size şunu söylüyorum ki: Daha yüksekte duran bir gerçeği işaret etmek için bunca hikaye uydurdum.” diyor ve anlatmaya devam ediyor Nazan Bekiroğlu. Aşağıda ise, onun anlattıklarını okuyup, son dönemde yazılan en iyi roman / anlatılardan biri olan “İsimle Ateş Arasında”dan sizin de haberiniz olsun isteyenler anlatıyor.
Yeni Şafak, 22 Kasım 2002, sf.16

Comments (1)

serdarMayıs 9th, 2016 at 4:19 pm

pek çok yazıya makaleye ulaşmak çok yararlı

Leave a comment

Your comment