Hüsrev Hatemi ; “Nazan Bekiroğlu ve Mavi Lale.”, Türk Edebiyatı, Eylül 2001, sayı 335

Nazan Bekiroğlu ve Mavi Lale

Nazan Bekiroğlu’nun yeni kitabı Mavi Lâle, Nisan ayında basılmış.
Kitabı alınca, 1950’li yıllara gittim. Ellili yılların ortalarıydı, Lisede idim. Türkçede inatlaşma yeni başlamış, daha etkisini göstermemişti. Yakup Kadri’nin nesir dilinin güzelliği, hemen herkes tarafından kabul edilirdi. Edebiyat hocamız Fikret Ateş hanım “Erenlerin Bağından” kitabını tavsiye etmiş, kardeşimle ben de çoğu de­fa, yüksek sesle okumağa başlamıştık.
Nazan Bekiroğlu’nun dili de o yılların güzel Türkçesine çok benziyor. Kitapta, sınırlı bir dünya yok. Hafız Osman’dan Şekspir’e, Giotto’ya uzanan bir dünya var. Bazı denemeler ise, aslında küçük hikaye. Bir ev kadınının kızına doğum günü hediyesi olarak Polyanna’yı almaşı ve sonunda kendisinin okuması gibi, sevimli hi­kayeler. Erkeksi yazar olmağa çalışarak argoya baş­vurmayan. kadınsı yazmak için zorlanmayan Halide Edip gibi bir yazarımız Nazan Bekiroğlu.
Halide Edip’e benzetmem, sadece kadın veya er­kek yazar olmağa çalışmaması yönünden. Nazan Beki­roğlu, Halide Edip kadar Batı’ya açık, fakat ondan da­ha fazla İslam tasavvufuna yakın. Bu da Bekiroğlu’nu daha ilgi çekici kılan bir yön.
(Görüntüler ve Görüşler – Hüsrev HATEMİ)

Leave a comment

Your comment