Beşir Ayvazoğlu ; “İki Güzel Kitap”, Zaman , 18 Mart 2000

İki Güzel Kitap
Beşir Ayvazoğlu

Bir yazımda, bazı adamları toprağı sessizce ve cömertçe besleyen gözlerden ırak sular yeraltı sularına benzetmiş ve demiştim ki; “Geçmişe gömülmek istenen muhteşem bir medeniyeti koruyup geleceğe aktarmak için inanılmaz bir cehtle bir insan ömrüne sığması mümkün olmayan işler başarmış bir kısmı hâlâ keşfedilmeyi bekleyen mübarek insanlardır onlar. Bazıları çevrelerini sözlü olarak “tenvir” etmiş, bazılan bugün ortalama bir aydının okuduklarının toplamından fazla yazmış, bazıları da hem yazarak,hem konuşarak ışık saçmışlardır.

Merhum Fethi Gemuhluoğlu, daha çok insanlarla bire bir ilişki kurarak ve konuşarak hizmet etmeyi tercih edetlerdendi Zeki ve kabiliyetli Anadolu çocuklarını koruyup kollar, yönlendirir, burs temin ederek okumalarını sağlardı. İlim ve sanat alanlarında varlık göstereceğine inandıklarına daha özel bir ilgi gösteren Gemuhluoğlu, sevdiği, koruyup kolladığı veya bir şekilde dostluk kurduğu şair ve yazarların kendisi için yazdığı şiir ve yazılarla ebedileştirilmiştir. Bu yazı ve şiirler oğlu Selman Gemuhluoğlu tarafından bir araya getirildi, “Gerçek Olan Aşktır” adını taşıyan ve özel bir yayın olan kitap, merhumun kültür ve sanat çevreleriyle ilişkisini bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor,

Necip Fazıl’dan Sezai Karakoç’a, Nihal Atsız’dan Cahit Tanyol’a,. Asaf Halet Çelebi’den Özdemir Asaf’a, Hilmi Yavuz’dan Yavuz Bülent Bakiler’e kadar, farklı çevrelerden çok sayıda şair ve yazarla yakın dostluk ilişkileri bulunan Fethi.Bey’in kendisi de az yazmış ve yazdıklarını gün ışığına pek çıkarmamış bir şairdi.Bazı güzel denemeleri ve “Dostluk Üzerine” gibi hafızalardan hiç silinmeyen konuşmaları da vardır. Şiirleri “Gerçek Olan Aşktır”ın hemen başında yer alıyor, Yazıları, bu kitabın önsözünden öğrendiğimize göre ikinci kitapta, hakkında yazılmış bütün yazılar ise üçüncü kitapta toplanacak.

Merakla bekliyoruz.

Başka bir yazımda da Nazan Bekiroğlu’nun bir hikâye ve deneme yazarı olarak geçmişi sorgulayıcı bir tavrı benimsediği, hayran olduğu ve derinden etkilendiği Tanpınar gibi, geçmişte yaşamayı, fakat orada kalmayıp bugüne bir şeyler taşıyarak yeni şeylere “dönüştürmeyi” çok iyi bildiğini yazmış ve şöyle devam etmiştim.

“Ne pasif bir hayranlık, ne anlamsız bir düşmanlık. Önce anlamak ve anladığını iyi ifade etmek, iyi ifade edememenin
bir yazar için nasıl dayanılmaz bir sancı olduğunu, esasen sanatın bu sancıdan, en iyi ifâdeyi bulma cehdinden doğduğunu da biliyor. Cemil Meriç’in deneme üslubunu benimsemiş; eksilte eksilte yazıyor , yani yazdıklarının en acımasız eleştirmeni kendisi. Sade ve çocuksu bir cümlenin, sadelikteki beşerinin peşinde Peki bunu başarabiliyor mu ? Hem de nasıl inanmazsanız, Nun Masalları’nı ve Zaman’daki Mor Mürekkep yazılarını okuyunuz.

Nazan Hanım’ın, pazar günleri bu sayfanın sol üst köşesinde yazdığı Mor Mürekkep yazıları, aynı adla kitap oldu. Şiir tadında tam altmış yedi deneme. Nefis bir Türkçe, zengin bir kültür, hayal gücü, ince bir duyarlılık ve ayrıntılara nüfuz eden olağanüstü bir dikkat… yani iyi bir yazar için ne gerekiyorsa hepsi bir arada.

Özellikle gençlerin mutlaka okumaları gereken bir kitap.

Leave a comment

Your comment