Hüseyin Durukan, ; “Biyografi ve Monografi”, Yeni Şafak , 4 Nisan 1999

Biyografi ve monografi
Hüseyin DURUKAN

Eskilerin terceme-i hâl veya çoğul olarak terâcim-i ahvâl dediği kitaplar vardı. Önce Müslüman Araplar’da, sonra İranlılarda görülen bu tür kitap yazma geleneği bize daha sonra gelmiştir. Tezkire, menâkıb, sefine, hadîka gibi isimler atında eski kültür ve edebiyatımızın zenginliklerini aksettiren bu türden bol miktarda çalışmalar kütüphanelerimizle mevcuttur. Bunlar genellikle padişahlar, şeyhülislamlar, şairler, ilim adamlarının biyografilerini ele alır.

Bir kişinin hayat hikâyesini anlatan eserlere biz bugün biyografi diyoruz. Bir kişi veya konu üzerinde yapılmış çalışmalara da ‘ monografi adı veriyoruz. Biyografi ile çoğu zaman iç içe girmiş olan monografi, bir kişi veya konu üzerinde yapılmış daha ayrıntılı ve geniş çalışmalar için kullanılır. Yukarıda belirttiğimiz tezkireler, hadîkalar, sefineler bugün antoloji dediğimiz çalışmaların geçmişteki izdüşümü olurken, bilhassa 1960’h ’70’li yıllarda yapılmış Mehmet Kaplan’ın Tevfik Fikret’ini, Orhan Okay’ın Beşir Fuad’ını, Şükrü Hamioğlu’nun Abdullah Cevdet ve Dönemi gibi daha bir çok çalışmaları biyografi ve monografiye örnek gösterebiliriz. Daha önceleri yapılmış Osman Nuri Ergin’in Muallim Cevdet’i bu türün bizdeki ilk başarılı. örneklerinden biridir.

Ancak, bu belirttiğimiz çalışmaların yanında son yıllarda çok başarılı monografi çalışmalarının varlığına şahit oluyoruz. Ahmet Güner Sayar’ın evlâdiyelik Süheyl Ünver ve Sabri Ülgener çalışmaları, Beşir Ayvazoğlu’nun Peyami (Safa)’sı, Nazan Bekiroğlu’nun Şair Nigâr Hanım’ı, Ali Akyıldız’ın Refia Sultanı bunlardan sadece birkaçı ve ilk akla gelenleri. Bu arada bir yabancının, Cornell H. Fleischer’in yazdığı bir Osmanlı aydın ve bürokratı Tarihçi Mustafa Ali isimli harikulade çalışmasını da belirtmemiz gerek.

Bu çalışmalara nazaran daha muhtasar ve küçük ölçekli diyebileceğimiz bu türün son örneklerine Timaş Yayınları’nın Divan Edebiyatı, Yeni Edebiyat ve Halk Edebiyatı’na mensup şairlerin tanıtıldığı kitaplarla, Beyan Yayınları’nın daha önceden cep kitapları olarak basılıp sonradan yeniden yayınladığı ilk İslam büyüklerinin tanıtıldığı kitapları ve Şule Yayınları’nın çıkardığı Ahmed Yesevi’den Yahya Kemal’e, Necati’den Necip Fazıl’a kadar edebiyatımızda öne çıkmış, yazdıkları ve söyledikleri ile asırlardır okunagelen eserlerin müelliflerinin tanıtıldığı kitapları da bu arada saymak mümkündür.

Bu tür çalışmaların yaygınlaşması sadece ele alınan kişilerin hayat hikâyesi ve eserlerini tanımak açısından değil, o kişinin yaşadığı ve damgasını vurduğu yüzyılın tanınması ve günümüze taşınması bakımından da önemlidir. Kısacası ”Aferin erbâb-ı aşkın kuvvet-i bâzûsuna.”

Leave a comment

Your comment