Islâm’in Guler Yuzu

Nazan Bekiroglu
“Islâm’in Guler Yuzu”
Cemal Aydin’in guzel dikkatiyle dilimize kazandirilan bir kitap: Islâm’in Guler Yuzu. (1) Katolik ve aristokrat bir ailenin cok iyi egitilmis kizi, bilimde uluslararasi bir sima, Prof. Dr. Eva de Vitray Meyerovitch’in dinmek bilmeyen susuzluklarinin ardindan Islamiyet’i secisinin oykusu. Sorulari, arayislari, huzursuzluklari olan Eva bir gun Ikbal ile ve onun eserlerinde adi cokca gecen “Mevlâna diye biri” ile tanisir. Mevlâna’nin hemen butun eserlerini diline cevirir. Ve Musluman olur. Eva “Bilirsiniz, bir karsilasmanin veya bir kitabin hayatinizi altust edebilmesi icin onceden hazir olmak gerekir”, diyerek kendi donusumunu diyalektik bir mantikla izah ediyorsa da bu degisimin daha cok ilhama dayali oldugu fark ediliyor. Degil mi ki Konya’ya geldigi zaman Sems-i Tebrizî’nin katledildigi yerden her gecisinde fenalasmaktadir ve bunu trajik hadiselerin mekâna isaret koyusu olarak yorumlamaktadir. Eva’nin oykusu bana herhangi bir eski hikâye kahramaninin oykusunden farkli gorunmuyor. Yitirdigini bulan kahramanin oykusu.

Peki neresidir bu bulunan yer? Eva’nin okumalari? Yazmalari? Yasantilari? Ama en fazla “hatirlamasi.” Zaten IX. bahiste uzun uzun “Islâm’da oldukca temel bir mesele” sayilan “ic hatirlama, sahitlik kavrami” uzerinde durulmaktadir. Insan sahittir. Nicin? “Dunyaya gelmezden once yasanilmis olan kemâli hatirlamaktadir da onun icin.” Ruhlar, bedenlerden once yaratilmislardir. Allah, “Daha ete kemige burunmeden, ruhlar âleminde iken onlara sordu: “Ben sizin Rabb’iniz degil miyim?” Cevap verdiler: “Evet”, (A’râf, 172) “Boylece ruhlar, daha dogmadan Allah’i tanidilar ve ona baglilik yemini ettiler. Bu yuzden sûfiler, Allah’a karsi duyulan ozlemin onu daha once tanimis olmaktan; musikiyi sevmenin, ruhlar âleminde duyulmus seyleri hatirlattigindan; guzelligi sevmenin de Allah’i gormus ve onun guzelligine sahit olmus olmaktan kaynaklandigini soylerler.” “Islam’da ruhlar bedenden once vardir, o yuzden de ruhlar (gecmisi) hatirlarlar”, iste sahitlik kavrami budur. Mevlâna’ya gore;

Bizler Hz. Adem’den geldik, hepimiz ezgiler dinledik cennette;

(Bedenimizin) su ile balcigi icimize kuskular dusurse de o ezgilerden hafizamiza bir seyler gelir yine de.

Islâm kulturunde sir, insanin ezelden asina oldugu bu Ilahî isiktir ve o isigi her insan ayni derecede kuvvetle hissedemez. Bu, onun kabiliyetiyle orantilidir. Insan bazen bir sey gorur, aniden hickirarak aglamaya baslar, bu hatirlamadir. Eva burada Suhreverdi’nin unlu ve gercekten butun meseleyi oylesine sadelikle ozetleyiveren Tavus oykusunu aktarir:

Bir hukumdar cok guzel bir sarayin bahcesinde tavuslar beslemektedir. Kanatlarini ve kuyruklarini acmaktan baska isleri olmayan tavuslar, bahcede cok mutludurlar. Fakat hukumdar bir gun bir azizlik yapar ve iclerinden birini digerlerinden ayirarak deri bir torbaya koyar. Torbada sadece beslenebilecegi ve nefes alabilecegi bir delik olan tavus, ilk zamanlar cok mutsuz olursa da zamanla haline alisir ve yasar gider. Fakat zaman zaman bir esinti, saray bahcesindeki ciceklerin kokusunu ve arkadaslarinin sesini ona kadar getirir. Iste o zaman tavus tarif edemedigi garip bir ozlemle yanip tutusur.

Mesnevi’nin de daha ilk beytinde yer alan yitirilmis gecmis ve hatirlama temasi Islâm tasavvufundaki temel dusunceyi verir. Ney kamisliklardan koparilip getirilmistir. Ama gecmisini hatirlar ve ozlem ceker. Uflendiginde aglayisi bundandir:

Duy sikâyet etmede her an bu ney

Anlatir hep ayriliklardan bu ney(2)

“Hepimiz Suhreverdi’nin tavuslariyiz aslinda”, ya da Mevlâna’nin neyi. “Zaman zaman guzel bir musiki duyuyoruz ve kalbimiz heyecanla carpmaya basliyor.” kayip bir cennetin hatirlamasiyla aci cekiyoruz.

Mevlâna Divan-i Kebir’inde;

Caninla canim arasinda, bundan once bir gecmis vardi; orada tanismistik biz.

Bugunki gorusup sevismemiz, o eski tanisma yuzunden; sen onu unuttun ama boyle bu, (3) diyor, hatirlatmaya calisiyor.

Hatirlamistir hatirlayacak olan. Peki ne olacaktir simdi?

“O bir bakima susuzluktan olecek hale gelmis olan Hacer’in suyu buldugu yerdedir artik.” “Vakti saati gelip cattiginda siz onu bilirsiniz. Daima sizin bu yola cikmanizi kolaylastiran hadiseler olur.”

Ve omru boyunca Beyoglu taslariyla kandirilmis olan biri bir gun basina en guzel elmaslardan yontulmus bir tac takarsa, artik o sahte taslarla oyalanabilir mi hic?

Ve acilir kanatlari Eva’nin: Uc kus uc, dogruca anayurduna, bak kurtuldun kafesten ve acildi kanatlarin, (Mevlâna, Divan).

“Bunun icin onemlidir iste insanin gordugu ruyalari hatirlamasi.”

_________________

(1) Sûle Yay., Ist. 1998; Bu yazidaki alintilar bu kitaptan yapilmistir.

(2) Feyzi Halici cevirisi.

(3) Abdulbaki Golpinarli cevirisi.

Leave a comment

Your comment