Güller ve dikenler

Nazan Bekiroglu
Guller ve dikenler
Bu yazi Anneler Gunu’nde annelere en buyuk haksizligin, iclerinden birini yilin annesi filan secerek yapilacagini dusunen biri tarafindan kaleme alinmaktadir. Cunku o, annelik duygusunun olculemeyecegine inanmakta, bu yuzden aralarinda soz konusu edilebilecek bir secimi (dolayisiyla yarisi), simgesel anlamda da olsa, abes bulmaktadir. Yine o, anneleri bireyselliklerinden soyutlayarak tek ve mutlak bir butun olarak gormekte, her anneyi butun annelerden yapilma bir sey olarak degerlendirmektedir. Tipki annelerin her cocugu butun cocuklardan yapilma bir sey olarak gordugu gibi.

Ustelik anneligin yollarinin gulluk gulistanlik olmadigini iyi bilmekte ve bu bilgisi her gecen gun biraz daha artmaktadir. Yine butun anneler gibi. Ama yine de bu yazi bir yerinde boyle bir gecis ifadesi ile (ama yine de), kacinilmaz bir masala donusmektedir. Anneyle cocugun masalina:

Hic eskimez bu masal. Bir gece herkesler uykudayken bir tebessumuyle ilk odulunu verir bebek anneye. “Bana gulumsedi. Bana gulumsedi.” Bu kadar kolay kanar anne. Ve butun anneleri ortak olarak kusatan duygu, bu gonullu kendini veristir: Ilk disi. Ilk kelimesi. Ilk cizgileri. Ilk resmi. Ilk okulu. Ilk acisi. Ilk acitmasi. Sinirsizdir annelerin ulkesi. Oyle bedelsiz fethedilmekte, oyle kolay kendisini vermektedir ki. Ustelik bir kez yikilinca, bir daha yapilamama riski hic yoktur. Ve kuskusuz bir kez yitirilip de bir daha bulununca kendisi olabilin tek seydir anne yuregi. Donen cocuk ayni degilse de bekleyen anne hep ayni kalmaktadir.

Cunku sefkat her duygudan yukaridadir.

Cunku cektigi turlu suret acilarin bahsisidir cocuk anneye, bagistir. Bu turlu suret acilarin sebebi olsa da.

Ve o, yavrusunu hep kucagina ilk verildigi gunku bebek olarak hatirlamaktadir. Hayati bu an ile ikiye ayrilmaktadir. Senden once ve senden sonra.

Cunku her dogum, ruhun ezeli ve ebedi hakikatle yuz yuze gelip gerisin geri donmesidir. Acilan bir pencereden otelere bakmaktir kisacik bir an. Goz kirpimi mesafeden. Ruhun bu dunyadaki bezm-i elestidir dogum her kadina.

Bu yuzden kadini ustun kilan tecrube, biyolojik anlamda bir canli uretmis olmasindan cok once, daha yasarken ezel ve ebedle yuz yuze gelmis olmasindan kaynaklanir. Bunu her kadin ifade edemezse de hisseder.

Anneler anlar.

Kucagi bebek biciminde yaratildigi icin midir, icinin her bebege boyle akmasi? Ve minicik bir bebegin minicik bir kadini boyle guclu kilmasi?

Baska turlu nasil izah olunabilir ki kucucuk bir kadinin, bir yanginin ortasina savunmasiz yurumesine yetecek kuvveti aniden ve izahsiz kendinde bulabilmesi?

Agirliginin kat be kat fazlasi yukun altina hesap yapmaksizin girebilmesi? Tasirsam tasirim, tasiyamazsam altinda ezilmeye hazirim.

Emanetine iyi baksin diye sefkatle donatilan ona, bunca dayanma gucu goklerin ve yerlerin, alemlerin ve olusun yaraticisindan vasitasiz gelmemekte midir? Seninle benim sebebim ayni. Bu yuzden anneler cocugunun cizdigi ilk resimlerde en fazla, sol tarafa yerlestirilmis (gorunmeyebilir de) kalbi gormektedir.

Bu sevginin bedeli daha bidayette, kan, ter, gozyasi ve ciglikla odendiginden midir annenin boylesine sabir tasi olmasi?

Sabir tasi catlasa da annelerin susmasi.

Ve, sonralari o kadar cok vereceginden midir baslangictaki bu kadarcik istemekleri? Yesil erik, kiraz agaci. Kekik kokusu, akasya dali.

Adem kadar masum. Havva’nin bagislanisi kadar inandirici.

Oyleyse dogrudur annelerin hakkinin odenmedigi. Ama her anne bilmektedir ki kendi annesinin uykusuz kaldigi gecelerin hakkini, kendi cocuklarina uykusuz kaldigi gecelerde odemektedir ve her anne, bebegini hickiriklarini ninni yaparak uyuttugu gecelerde, bir baska kadinin hickiriklarini kendine ninni edinerek uyudugu geceleri duslemektedir.

Butun annelerle. Dolayisiyla siz kendi annenizle. Ve ben kendi annemle. Yasanmislar kadar yasanma ihtimali icerenleri de kendimize dert ettigimiz icin mi, agir bir saatin tiktaklarinin bosluga dokuldugu gecelerde, boylesine benziyor gozlerimizdeki korku birbirine?

Boyle oldugundandir herhalde gecenin saat sifir uclerine, bebegin o denli yakisan naz kipirdanislarinda sicacik yatagimizdan aniden; ama aniden kopuvermemiz. Ya da uykuyu hic bilmeden sabahi buldugumuz yerde. Atesi aniden dusuveren cocukla bir kez daha dogdugumuzdan midir yuzumuzde beliriveren aydinlanma.

Ah anlatamam.

Gulluk gulistanlik bir yol hic degildir annelerin yolu. Ama guldur anneye cocugu. Dikenleri yuzunu ve ellerini yirtsa da. Gulum benim diye sever yavrusunu.

Ve hangi anne dikenlerinden urkerek gulden geri doner ki?

Iletisim Icin: Egitim Fakultesi (61335) Sogutlu/ Trabzon

Leave a comment

Your comment